Sen Hangi Park Annelerindensin?

Geçen sene havalar ısındığında (2016-Mayıs ayı kızçem 11 aylıktı) kendimizi parklara, bahçelere attık. Hergün düzenli gittik. Artık kollarımda t-shirtün hizasında güneşin izleri açıkça benim bir “park annesi” olduğumu işaret ediyordu. Bir enerjiyle, bir hevesle çıkılan park yoluna akşamüstü uyku saati yaklaşırken, yorgun argın bir de markete uğrayıp poşetler aşılı pusetimizle tıngır-mıngır döndük, üstüne bir güzel duş alıp, emzirme ve uykuyla geçirdik koca yazı. Şimdi “ahh ne güzel günlerdi” diye yad ediyorum bu soğuk Ocak gününde evde.

Peki sen hangi park annelerinensin?

a) Yardımsever park annesi

Herşey şöyle başlar sen alırsın çocuğunu parka götürürsün, hava günlük güneşlik, keyifler yerindedir. Sonra diğer çocukları rahatsız etmemek, onları tam da özgür ve birbirlerine bırakmak için azıcık kenara çekilirsin ordan izlersin. Yavrun da yeni yeni yüremeye başlamıştır, evde olduğu gibi, parkta da düşe kalka yürümesini istersin. Bir bakarsın ki yavrun düşer düşmesine de, kalkamasında fırsat vermeden hooop bizim yardımsever park annelerimiz çocuğuna müdahale eder. Çünkü sen yorgunsundur, parkta çocukla ilgilenmek istemezsindir ya da görmezsindir ama yardımsever bir park annesi böyle durumları asla kaçırmaz, kucaklayıverir yavrunu paldurküldür.
Yardımsever anneden ricam başkasının çocuklarına izinsiz müdahale etme, annenin bir bildiği, bir yapmak istediği vardır belki de.

b) Müdaheleci park annesi

Yine herşey güllük gülistanlıktır, kendi çocuğu koşsun, ters kaymaya çalışsın, oturduğu yerden son ses bağırır, çocuğunu tehdit eder, bence en önemlisi diğer çocukların yanında kendi çocuğunun duygularını önemsemez, çocuklar tam birbirleriyle iletişim kurmaya, anlaşmaya, anlaşamamaya başlarlar, tam bi oyuncak, sıra kavgası patlamak üzere olur ve hoooop müdahaleci park annemiz zabıta amiri gibi işinin başına gelir ve hemen haklı-haklı, suçlu-suçsuz, yaramaz-uslu gerekli ayrımları yapar. Olayı çözer, çocukları da, kurdukları, kuracakları bağı da çözer, hatta genelde kendi çocuğu dışındakileri tatlı sert uyarı da bile bulunur.
Müdahaleci park annesinden ricam, kendi çocuğuna parka gelmeden hatta yolda bile bunları anlatsan, başkasının çocuğuna da müdahale etmesen de bunu onun annesine anlatsan, olaylara haklı-haksız değil de “çocuk bunlar yahuu gözüyle baksak daha tatlı olmaz mı?

c) Çok aşırı cool park annesi

1- Çocuğu parka getirir, hatta babayla birlikte gelirler, çocuğa “sabahtan beri mıymıymıy, git oynaa parkta, yeter bee” diye bağırır… Hem de anne baba aynı fikirdedir.. Zamanı durdurup çocuk bunları duymasın istersin, çocuğa yardım etmek istersin.. Çocuk parkın çitlerin oraya gelir, ellerinin arasına kafasını koyar, eğilir oturur… Duyduğuna utanırsın.. Gördüğüne utanırsın..

2- Çocuğun bir ablanın bisikletine izin alıp binmeye çalışmaktadır. İlerden hızlıca koşarak bir abi gelir, beklenmedik bişekilde birden bire çocuğunun saçından çeker, yere düşürür. Korkan, ağlayan çocuğunu kaldırır sakinleştirmeye çalışırsın. Üstünden epey zaman geçer biri gelir “kusura bakmayın” der. Bu örnek bana da büyük ders oldu, hiç tahmin etmemiştim ama “nerden başlasam, neyi anlatsam” kategorisinde değelendirmek lazım. Tek ricam kendi çocuğunun da, başka çoğun da güvenliği kadar göz mesafesi!

d) Meraklı Melehat park annesi

İlk soru her zaman “Kaç aylık?” tır. Sonra Kız mı, erkek mi? Adı ne? Emiyor mu? Kaç kg, boyu kaç’la devam eder. Biter sanarsın bitmez. Kendi çocuğuna geçer. Bizimki yemiyor, büyümeyen cinsten bizimki der. Yeni mi yürümeye başladı der. Sonra aaa bacakları çarpık der, benim büyük kızımın da böyleydi, ne doktorlara götürdük, düzelmedi, düzelmiyo, doktorlar kandırıyor, düzelmiycek der…Der de, der… Meraklı park annesinden ricam, sev annesi, sev yavrunu, koşulsuz sev, yemese de sev, çarpık bacakla da sev, bütün kusurlarıyla da sev… Bir de diğer annelere karşı bu kadar acımasız olma yahu.. Üzülüyorlar..

e) Normal park annesi

Parka gelir, çocuğunu izler, diğer çocuklara kendi çocuğu kadar saygı gösterir, merhaba der, keyiflerini kaçırmaz, bağırmaz zaten bağırararak kaybedersin, bilir, çocuğu da, kendini de, yorgundur, diğer annelerle annelik hakkında kısa sohbetler eder. Annelik hakkında konuşur, çocuk özeline girmemeye çalışır. Karşı anneyi kıracak bişey söylemez. Yanındadiğer çocuklarister diye yedek çubukkraker, yedek bebek suyupet şişesi taşır. Kendi çocuğunun fotoğrafını çekerken, fotoğrafta çıkan diğer çocukların annelerinden izin ister. Çocuğunu ağlata ağlata parktan çıkarmamanın yöntemlerini araştırmıştır, dener bunları. Başkalarının çocuklarından çok kendi çocuğuna odaklanır. Sonra kumda oynarlarken çocuğunu oyuncaklarını paylaşması için gönüllendirir. Kendi de bişeylerini birileriyle paylaşırsa, çocuğunun örnek alacağını bilir. Yorulur o da parkta, bir kahve içmenin hayallerini kurar, telefonuna bakar arada kaçamaklar yapar. Sonra parka el sallarlar alır kuağına yavrusunu çıkar çay bahçesine geçer, giderler..

Hepimiz çok yorgunuz, bize dinginlik, bize huzur gerek anne, evde, parkta, heryerde…